Neresinden tutsam olmuyor şu hayatın.. hangi taşın altına baksam hep bir dert,tasa. Üstelik neyi nasıl yapmam gerektiğini bilemiyorken daha da zorlaşıyor her şey.
Anladım ki; mutlu olmaktan çok iç huzuru önemliymiş insanın. Küçük şeylerin mutluluğu bile o iç huzura bağlıymış zaten.. sonrası çorap söküğü gibi geliyormuş meğerse.. Huzurlu olmakmış en önemlisi.
Gücümün tükendiği bu noktada hiçbir şeyle başa çıkamıyorum. Psikolojim tamamen iflasın eşiğinde. Hepsi o kadar üstüste ki... insanlar canımı acıttıklarında, kötülüklere karşı kalkanımı kaybettim. Her darbe başka bir yara.. her yara başka bir iz ve her iz de kafamda ağırlığı gittikçe artan bir üzüntü. Artık kırılma noktam çok basit seviyede. Öldürmeyen acı güçlendirmiyor, süründürüyor!
Bu kadar şey yaşayınca her şey o kadar anlamsızlaşıyor ki.. Neden yaşıyoruz sahi? Yarın ölüp gitmeyecek miyiz zaten? Eninde sonunda dayanılmaz şeyler yaşıyoruz. Sonrasında her şey daha kötü gidiyor. Kırılıp, paramparça oluyor insan.
Sonra aklıma geliyor;
Ölürken yaşadıkların için mi pişman olacaksın? Yaşayamadıkların için mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder