30 Ekim 2018 Salı

Deney


Bazen bu hayata denek olarak gönderildiğimi düşünüyorum. Hayatımda olan tüm şeylerin başka bir güç tarafından kontrol edilip gösterdiğim tepkilerin, psikolojimin ve hissettiklerimin kayıt altına alınıp analiz aşamasında bir takım denklemlerde kullanılıyor olması muhtemel. Sonra yine diyorlar bir de şunu yaşatalım bakalım ne olacak? Şunu yesin, şunu içsin, şunu yaşasın.. kalbinin şu noktasını da yakalım, beyninin şu bölümünde travma yaratalım, gözleri ne kadar yaş akıtıyor acaba? falan...
Hayatımı 2’ye ayırıyorum şu anda.

Burayla olan hayatım;
Bu aşamaya bol bol serotonin yükleyip, kahkahalarımın hava uçuştuğu, aşktan midemde kelebeklerin sürekli taarruza geçtiği,  onunlayken mutsuzluğun tanımını bile bilmediğim anlar.. hayatın gerçekleriyle karşılaşmamış, acıyı yemeklerden bilen, sürekli mutlu ve sevdiği insanla aile olmanın ilk adımını hakkıyla vermiş bir Beste.

Buray’dan sonra;
İşte bu bölüm tam bir felaket! Nasıl drama ararsan var. Tam bir dibe çöküş ve boşa çırpınış hikayesi. Önce hayatındaki en sevdiği insanı elinden alalım, acının en büyüğü Ölümü yükleyelim bir anda, hayatını tepetaklak yapalım ve  verileri kaydedelim dediler sanırım. Başıma gelmeyen kalmadı desem yeridir. Sık sık düşünürüm üstelik “ben bu mutsuzlukla nasıl ölmedim ya?” Diye.. yaşadıkça daha fazlası geldi.. ardı arkası kesilmedi. Deneğe yeni acı kesiti yollayın. Şimdi de şunları yaşasın, verileri kaydedin. Yok yani acaba deneyin amacı; “insan Nasıl dipten çıkamaz” mı? Yoksa ilerki bölümlerde pes edeceğim de, “Dipteki Yokoluş” hikayesini mi gözlemliyorlar? Çünkü bu Deney iyice saçmalamaya başladı, amacından şaştı. bünyem Error veriyor sürekli, zamansızlaşıp, anlamsızlaşıyor. Üstelik beynim yanmış durumda büyük ihtimalle, hiçbir şekilde mantıklı bir açıklaması olan durumun içinde değilim. O değil de;

Bak bu işin içinden Truman Show gibi bir dalavere çıkarsa, yakarım hepinizi benden söylemesi! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder