Yaşamak mı cesaret ister yoksa intihar mı?
Bu hayata gelmeyi kendin seçemediğine göre en azından nasıl ve ne zaman
öleceğini seçebilmelidir aslında insan.Tüm dinlerde intihar
yasaklanmış,Katil ve maktul aynı kişi olduğunda bedeli sonsuz cehennem
olarak belirlenmiş.Zaten insan yavaş yavaş kendi kendisini son nefesini
vereceği ana dek öldürmuyor mudur aslında?Cehennem burası mı oluyor o
zaman? Taşıyamayacağı acılar yaşayıp,yuvarlak bir kafese hapsediliyor
bazılarımız.Geçmeyecek izlerimiz oluyor diğerlerinden ayıran.
Tam o anda
İhtiyaç anında camı kırınız yazısı ya da acil çıkış kapısı neden yok bir yerlerde?
Ölüm duygusal içeriğini kaybedip, sıradan bir şeyden bahseder gibi ölümden sözedebildiğimizde intihara çok yakınız demektir.Gelecek hiçbir anlam taşımayıp, bizi mutlu edeceğini bildiğimiz şeylerden bile feragat edebildiğimizde, ölümü "yaşam hakkından vazgeçme" tanımına indirgediğimizde intihar bize çok yakın demektir.Hayattan kaçış değil,o enkaz altında can çekişmeyi,umutsuzlukları,acıları ve getireceği pek çok acıyı reddediştir intihar
Belki de; Boğaziçi köprüsünden kendini bırakan Yavuz Çetin,hep güzel kalan Marilyn Monroe,kafasını fırının içine sokarak intihar eden Sylvia Plath,Dünya berbat bir yer ve insanIar dürüst değil diyen Kurt Cobain,Dünyadaki insanları görüp hallerine acıyorlardır. Selam sana Mehmet Pişkin..
Hayatın neresinden dönülse kârdır. Nilgün Marmara

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder